Ertuğrul Günay’ın Derdi Ne ?

Kültür ve Turizm Bakanı Ertuğrul Günay, Alperen Ocakları’nın düzenlediği herhangi bir etkinlikten sonra görüşleri alınmak üzere kendisine başvurulan ilk isimlerden biri haline geldi. Eski CHP milletvekili Günay, bu tablodan pek de rahatsızmış gibi görünmüyor. Aksine, Alperenler hakkında yaptığı sosyolojik açıklamaları esnasında adeta gençlik yıllarındaki atmosferi teneffüs edermişçesine ölçüyü kaçırarak militarist bir tutum sergiliyor.
Nereden nereye.. Ertuğrul Bey AKP’ye transfer olduktan sonra kamuoyunda, kendisinin dünya görüşüne dair değişimler beklendi. Bunun sebebi bir başka yanlış algılamaydı. AKP muhafazakar-milliyetçi bir partiymiş gibi düşünüldüğünden olsa gerek, Ertuğrul Günay’ın da artık sol ağız ile siyaset yapmayacağı kanısı oluştu. Oysa durum bundan farklıydı. AKP’nin amacı ‘halkın partisi’ kimliğine erişmek olduğundan ötürü Ertuğrul Bey bu bağlamda iyi bir kazanımdı. Ve neticede beklenilen olmadı, bugüne kadar gerek verdiği demeçlerle gerekse ortaya koyduğu girişimlerle ‘AKP’de bir solcu’ olmaktan öteye gidemedi Ertuğrul Günay.
Öyle bir solcu ki, solun kalesi CHP’nin sessiz kaldığı pek çok meselede kendisi adeta haykırmaktan çekinmedi. Alperenlerle olan ezelî mücadelesini AKP’ye geçmiş olmasına rağmen hız kestirmeden ebediyete taşımaya kararlı gibi.
Daha önce merhum Muhsin Başkan’ın defin yeri ile ilgili hadisede, Başkan’ı seven milyonlara karşı yanlı bir tutum içine girmiş olan Günay, bu kez de Efendimiz(s.a.v)’den bizlere kalan kutsal emanetlerin yanı başında yapılacak olan küstahça organizasyona gösterilen tepkiyi hazmedemedi.
Neydi hadise? İdil Biret isimli piyanistin vereceği konser, mekanı ise Topkapı Sarayı. Buraya kadar bir problem yok gibi. Ancak, Hakan Erdoğan Prodüksiyon tarafından organize edilen konserin reklamlarında ‘Şarabını al gel mehtabı seyredelim’ teması işlenince durum değişiyor.
Ayrıca konserin duyurusunda ‘Minder ve sandalyeleriyle Topkapı Sarayı’nın I. Avlusuna yayılmış, tarihi yarımadada günbatımına karşı şaraplarını yudumlayan izleyiciler 2009′un en çarpıcı klasik müzik konserini izleyecekler.’ İfadeleri yer alıyor. Bir diğer reklamda da ‘Çaykovski, Şarap ve Günbatımı… Başka söze gerek var mı?’ şeklinde sanki konserin yeri Topkapı Sarayı değil de bir meyhaneymiş gibi iğrenç ifadeler…
İstanbul Alperen Ocakları bu rezilliğe tepkisiz kalmadı. Kültür Bakanı Ertuğrul Günay ise bu eylemi gerçekleştiren Alperenleri ‘ilkellik’ ile suçladı. Ertuğrul Bey’den böyle bir organizasyona tepki vermesi gibi bir hassasiyet bekliyor değiliz ancak, bizim tepkimizin de İdil Biret’e değil; böyle kutsal bir mekanda böyle terbiyesizce bir organizasyona olduğunu kendisinin bilmesi gerekir.
İnsanların alkol düşkünlüğüne diyecek bir sözümüz yok elbette. Ama her şeyin bir ölçüsü var. Bizim; ecdadımıza, dinimize, kutsallarımıza olan düşkünlüğümüz sahilde toplanıp alkol çığırtkanlığı yapan insanların o düşkünlüklerinden daha fazladır. Eğer Alperenler bu tepkiyi göstermeseydi bu bizim künyemize bir eksiklik ve kusur olarak işlenirdi.
Ertuğrul Günay’ın; Nazım Hikmet’in mezarını Türkiye’ye taşımak gibi daha mühim uğraşları olmalı. Kültürümüzü emanet ettiğimiz milletin vekili, milletin değerlerine de biraz saygı gösterse hiç fena olmayacak.
Kimsenin kutsal emanetlerin yanında fütursuzca saygısızlık yapmaya hakkı yok. Bu hassasiyetinden ötürü Mustafa Kayatuzu Başkanımıza ve İstanbul Alperen Ocakları’na teşekkür ediyorum.
Bir teşekkür de Sayın İlber Ortaylı’ya. Kendisi olaydan sonra yaptığı açıklamada; bu konserin adâbsızca gerçekleştirilmiş bir organizasyon olduğunu ve kendisine böyle bir içerikten bahsedilmediğini, eğer böyle olacağını bilse idi asla konsere izin vermeyeceğini belirtti. Ve sonuna da ekledi, herkes görevini yaptı !
Benzer Başlıklar:
- Özlemiştik Fazıl Say’ı
- Yol Ayrımındaki Büyük Birlik
- Güzel Bir Son Hakkımız
- Pastoral Senfoni
- Yirmi Dört Şehit Kaç Gün Eder?


