Özlemiştik Fazıl Say’ı

Bu ülkede lümpen topluluklar zaman zaman yaptıkları çıkışlarla biz de varız demeye çalışıyorlar. Hatırlarsınız, bunların en meşhurlarından biri olan Fazıl Say da göbek kaşıma olayı ile gündeme yerleşmeyi başarmış, laikçi sosyopatların ve o kesimin medyasının gözbebeği haline gelmişti.

Ayşe Arman’ın; toplumun ezici çoğunluğunu oluşturan muhafazakâr – mütedeyyin kesimini, sanki onlar bu ülke ile sonradan entegre olmuş gibi algılayarak bir ‘dünya dışı varlık’ incelemesi ile habercilik başarısına imza atması üzerine tam bu konuda Arman’a tavsiyeler içeren bir yazı yazmayı düşünüyordum ki bugün Vatan Gazetesi’nde Fazıl Say’ın röportajı gözüme çarptı.

Tıpkı Ayşe Arman gibi, hatta açıkçası daha düz ve militanca bir üslupla milletin yekûnuna saldıran Fazıl Say, millet iradesini hiçe saymış, bu ülkede artık kendisi gibi düşünen insanların yaşayamadığı sonucuna varmış ve ortaya bir iddia atmıştı. Kızımı da alıp gidiyorum !

İşte aradan epey zaman geçti ama ne Fazıl Say kızını da alıp gitti ne de memlekette kendilerini kendi komiklikleriyle ‘azınlık’ durumuna düşüren onun gibilerin konumu değişti. Bu durum can sıkıcı olsa gerek. Düşünsenize Küba gibi bir ülkede yaşayacaksınız ve küçük bir klanın ırkçılığını dile getireceksiniz. Türkiye’de yaşayacaksınız ve milletin milli - manevi değerlerine savaş açacaksınız.

Can sıkıcı olan, bu gibi emellere ulaşamamanın vereceği ezilmişlik duygusu. Nasıl ki Küba’da ortaya çıkacak olan o faşist grup, Küba’yı faşist bir devlet ve milletini de ırkçı zihniyete sahip bir millet haline getiremeyecekse; Türkiye’de çıkmış olan bu topluluklar da Türkiye’yi din düşmanı ve milli hassasiyetlerden yoksun bir ülke haline getiremeyecekler elbette.

İşte bu çaresizlik içerisinde Fazıl Say yeniden haykırıyor. Alperenlerin konser olayına yaptığı yorumda şunları söylüyor :

Alperen Ocakları’nın İdil Biret’ten özür dilemeye gitmesini nasıl karşıladınız?

“ Sabah gazetede fotoğrafı gördüm, kahkaha atmaktan yere düştüm. Çok komik fotoğraflar. İdil Biret, yanında adam, oturmuşlar. Bayağı komikler, karikatür gibi… Sonra adam, “Bizim gençler biraz fazla celallenmiş” gibi laflar ediyor. Evet, Madımak’ta biraz daha celallenmişlerdi. Ama kötü… Biraz daha dellenselerdi ne olacaktı? “
Dikkatinizi çekti değil mi ? Kartel medyası ve Fazıl Say gibi insanları içeren azınlık her fırsatta Madımak ile Alperen Ocakları’nı, Büyük Birlik Partisi’ni özdeşleştirmeye çalışıyor. Ama bu kadar da kendini bayağılaştırır mı insan ? Kaç kişi itiraf etti orada kurtulan insanların bugün yaşıyor olmasının tek sebebi BBP diye. Arif Sağ bile, yıllarca sakladığı gerçeği nihayet kamuoyu ile paylaşabildi.

Şimdi bu kesim ya kalburüstü bir bilgi birikimine sahip ya da gerçekten rezil olma pahasına ezilmişlik duygusunun verdiği öfke ile saldırmaya devam ediyor. Bunu başka şekilde izah etmek mümkün değil.

En iyisi, Fazıl Say ve orkestrası söz verdikleri gibi kimi yanlarına alacaklarsa alıp bu memleketi terk etsinler. Alperenler vaktinde Fazıl Say’a söz vermişlerdi tüm pasaport ve uçak masraflarını karşılayacaklarına dair. Bence Fazıl Bey bu fırsatı kaçırmamalı. Nitekim Türk Milleti ile heterojen yapıda bir resim çiziyor.

Yorum Yapın

Mesajınız