Sönmedi Yangınımız

Muhsin Başkan’ın şehadetinin üzerinden geçen üç ay içerisinde kamuoyunda çok sayıda belge ortaya çıktı. Bunların bir çoğu kayda değer nitelikte belgeler. Örneğin Doğuş Grubu’ndan, Ntv’nin o gün İsmail Güneş’i neden 113 defa aradığına dair bir açıklama yapılmadı. 14.35’de Kahramanmaraş’tan kalkan helikopter 15.55 civarında düştü. Ntv Yurt Haber Servisi’ne ait bir telefon numarası ise 14.34’den başlayarak 18.58’e kadar tam 113 kez İsmail Güneş’i aradı. Üstelik daha da ilginç olan kısım şu ki, bu 113 aramada toplam İsmail Güneş ile 2 saniye süren bir görüşme yapılmış. Bu Meclis Komisyonu’nun resmi raporu.

Bir diğer göz ardı edilemeyecek belge ise, Telekomünikasyon İletişim Başkanlığı’nın kazanın olduğu gün Başbakanlık Kriz Yönetim Merkezi, Jandarma Genel Komutanlığı ve Emniyet Genel Müdürlüğü’ne gönderdiği kaza alanı haritası. Bu belge ile saat 16.20’de, yani kazadan yarım saat kadar sonra kaza bölgesinin tüm koordinatları ile bilindiği ortaya çıktı. Bölgedeki baz istasyonlarının kapsama alanları birleştirildiğinde, helikopterin bulunduğu bir kilometrekarelik alan açık şekilde görülüyor.

Uzmanlar, bu belge ile enkaza bir saat içerisinde ulaşılabileceğini söylediler. Yaşadığımız dünyanın bugün geldiği medeniyet seviyesinde de normal olarak sınırları belli bir ülkenin herhangi bir yerinde düşen helikoptere 3 günde değil birkaç saatte ulaşılması gerekiyor.

Ortada adı geçen daha pek çok belge var. Ama sanki karanlık bir köşede sinmiş ve ışığı yakmalarından korkan hırsızlar gibi kimse bu konularda açıklama yapmıyor; açıklama yapması gerekenler, bulunan belgeler hakkında usulen milletin vicdanına atıfta bulunup köşelerine çekiliyorlar.

Sanki üstü örtülmeye çalışılıyor bu olayın. Devletin erkleri sorgulayıp, bulup çözmeyecekse bu işi kim yapacak ?

Şimdi Emniyet Genel Müdürlüğü kendilerine ulaşan o harita ile ilgili bir açıklama yapmalı. Başbakanlık Kriz Yönetimi ve Jandarma Genel Komutanlığı da aynı şekilde birer açıklamada bulunmalılar. Bu olayın üstüne gidilmedikçe, beklenen sonuca yaklaşılmayacak bilakis sinelerdeki öfkenin yeşerip aksiyona doğru yol alması sağlanmış olacaktır.

Alperenler için Muhsin Yazıcıoğlu BBP Genel Başkanı sıfatından ibaret bir şahıs değildir. Nitekim herkes BBP Genel Başkanı olabilir. Muhsin Yazıcıoğlu, aşk ile sevilen bir liderdir. Yürü deyince yürünen, dur deyince durulan. Hayatının hiçbir anında ayrılmadığı ahlâk ve iman esasları sayesinde milyonlarca yürekte yer etmiş asrın görebileceği en yiğit duruşun sahibidir. Kimse rahat etmesin. Mevlana’nın, Şems hakkındaki bir yalan habere varını yoğunu vermesi gibi; doğru bir habere de canını verir Alperenler.

Muhsin Başkan’ın ‘dava arkadaşları’ da olayın üstünün örtülmeye çalışmasına seyirci kalmak yerine, dava arkadaşlığına yakışır biçimde gür sesle hesap sormalıdır. Titrek seslerin hiçbirimize faydası yok. Gün gibi aydınlık belgeler karşısında konuşmaya bile tenezzül etmeyen devlet erkânına müteşekkir olmanın da anlamı yok.

Bu işin neticelendirilmesi için, kurumlar vazifelerini yerine getirmek zorundadır. Bu olay unutulmayacak, unutturulamayacaktır. Alperenler bu olayın an be an takipçisi olacak.

28 Haziran 2009

Yorum Yapın

Mesajınız