Yol Ayrımındaki Büyük Birlik

ybbpEn son, BBP Genel Başkanı Yalçın Topçu’nun ‘ BBP bir ülkücü hareket partisi falan değildir ‘ şeklindeki beyanatlarının Zaman Gazetesi’nde yayınlanmasının ardından çok zaman geçmedi ki, Diyarbakır Alperen Ocakları Başkanı Sedat Sulmaz’a ait olduğu iddia edilen açıklamalar ortalığı karıştırdı. Şöyle diyordu :

“ Osman Baydemir’i ve DTP milletvekillerini ziyaret etmek isteriz. Osman Baydemir Diyarbakır için önemli bir kişi, kendisini ziyaret edip görüşlerinden faydalanmak isteriz. Baydemir’in ülke için söylediği sözleri destekliyoruz. Kapılarımız DTP’ye sonuna kadar açık, ancak MHP’ye kapalı. “

Ve ekliyor,

“ Rantçıları ve ırkçıları yanımızda barındırmayız. Bu nedenle kapılarımız MHP’ye sonuna kadar kapalı. MHP dışında tüm partilere kapımız açıktır. Biz Türk milliyetçiliğinin bayraktarlığını yapmıyoruz. “

Mantıken, hiyerarşik bir yapıda sisteme uymayan bir beyanat ortaya atılırsa gerekli doğrulama ya da tekzip acilen yayınlanır. Ama gelin görün ki, bu beyanatlar sayfalarda boy boy gösterilmeye devam ettiği günlerde (şu an 2 gün olmuş durumda) ne Alperen Ocakları Genel Merkezi ne de Büyük Birlik Partisi bu beyanat hakkında herhangi bir açıklama yapmış değil.

Tabi sistemi gözden geçirmek lazım en başında. Çünkü önce Mustafa Destici’nin ‘ milliyetçi değiliz ‘ sözleri, ardından Yalçın Topçu’nun ‘ ülkücü hareketle ilgimiz yok ‘ ifadelerinin ardından Diyarbakır Ocak Başkanı da pekâla bu tarz bir açıklama yapmış olabilir.

Bu garip hadiseler, anlaşılması güç açıklamalar zihinleri karıştırmaya devam ediyor. Soruyoruz, Büyük Birlik hareketi milliyetçi miydi ? Muhsin Yazıcıoğlu’na bakıyoruz, evet hem de sonuna kadar. Peki ülkücü müydü ? Kıstasımız Muhsin Yazıcıoğlu ise yine evet ve yine sonuna kadar.

Ozan Arif, Muhsin Başkan’ın vefatının ardından anılarını aktardığı röportajında, merhum Alparslan Türkeş’in Muhsin Yazıcıoğlu için sarf ettiği şu sözleri, bizzat duymuş biri olarak aktarmıştı.

Susun, Muhsin Yazıcıoğlu’nun ülkücülüğü vazgeçilmezidir. Ülkücü hareket Muhsin Yazıcıoğlu’nun hayatında vazgeçilmez bir olgudur. Muhsin Yazıcıoğlu da ülkücü hareketin vazgeçilmezidir.’

Muhsin Yazıcıoğlu kim, Yalçın Topçu kim ? Kimin haddine senelerce Muhsin Başkan’ın oturduğu koltuktan tutup da ‘ biz ülkücü falan değiliz ‘ demek.

Evet, bu işleri aklımız almıyor. Kimsenin, hele de tabanı ülkücü olan bir hareketin vitrinindeki gelip geçici insanların taban adına, hareket adına, dava adına, şehitlerimizin kemiklerini sızlatacak, şehit annelerini kahredecek, Muhsin Başkan’ın aziz hatırasına leke düşürecek saçma sapan açıklamalar yapmaya hakkı yoktur.

Bu garabet artık son bulmalı. Bu kepazelik durdurulmalı. O özgül ağırlığın sebebi olan itibarımız iki paralık edilmeye çalışılmaktan vazgeçilmeli. Dileyen, Namık Kemal Zeybek’in yaptığı gibi Demokrat Parti ve türevlerine geçerek küçük oy hesaplarıyla dilediği demeçleri oralarda verebilir.

Harekette ithal ürün istenmezken, bir de içimizdekilerin bir kısmı Çin malı çıkıyor. Orijinal olmalıyız, kendimiz olmalıyız, ülkücü olmalıyız, milliyetçi olmalıyız, milli olmalıyız, islâmi olmalıyız. Güç dengeleri arasında birilerinin megafonu olmamalıyız. Medyada görünme adına, aslımızı inkâr etmemeliyiz. Nitekim, ‘ aslını inkâr eden bizden değildir ‘ buyuruyor Peygamberimiz.

Alperen Ocakları Genel Başkanı Sn. Abdullah Gürgür, acilen bu konu hakkında kamuoyunu aydınlatıcı bir beyanat yayınlamalı ve haber doğru ise gerekli yaptırımı uygulamalıdır. Yol ayrımındaki Büyük Birlik için ise tek yapacak şey; yeniden Bismillah demek, yeniden elif gibi dosdoğru ayağa kalkmak olacaktır.

1 Yorum

MehmetJanuary 19th, 2010 20:52

bir türkmen ülkücü olarak sonuna kadar katılıyorum. kimsenin Muhsin Başkanın ardından böyle saçma sözler sarfetmeye hakkı yoktur. Yaşasın Büyük Turan Ülkümüz!!!

Yorum Yapın

Mesajınız