Ana sayfa > Fikir > Son Yolbaşçı

Son Yolbaşçı

Çarşamba, 17 Mar 2010 Yorum ekle Yorumlara git

yazicioglu425 Mart 2009

İÇERİSİNDE MUHSİN YAZICIOĞLU’NU VE PARTİLİLERİ TAŞIYAN HELİKOPTERDEN HABER ALINAMIYOR

GENELKURMAY BAŞKANLIĞINA AİT 2 SKORSKY HELİKOPTER İLE 12’ŞER KİŞİLİK 2 ÖZEL TİMİN DAHA BÖLGEYE HAREKET ETTİĞİ BİLDİRİLDİ

BAKAN YILDIRIM: CEP TELEFONLARINDAN SİNYAL ALINIYOR

ARAMALAR KIZILCIK YAYLASI’NDA YOĞUNLAŞTI

KAYSERİ VALİSİ: ŞUURU AÇIK

K.MARAŞ VALİSİ: BERİT DAĞLARI CİVARINDA DÜŞTÜĞÜ BİLGİSİ GELDİ

PARTİLİLER K.MARAŞ VE YOZGAT’A DOĞRU YOLA ÇIKTI

ÖZEL KALEM MÜDÜRÜ: SAĞLIK DURUMU İYİ

BÖLGEDE FIRTINA BAŞLADI

BAŞBAKANLIK TÜRKİYE ACİL DURUM YÖNETİMİ GENEL MÜDÜRLÜĞÜ: SABAH SAAT 04.30 İTİBARİYLE DE HEM KARADAN HEM HAVADAN ARAMA KURTARMA ÇALIŞMALARINA ARALIKSIZ DEVAM EDİLMEKTEDİR

YAZICIOĞLU’NUN EŞİ VE KIZI GÖKSUN’A GELDİ

GÜL: BÖLGEYE ULAŞILAMADI

ENKAZA KÖYLÜLER ULAŞTI : MUHSİN YAZICIOĞLU VEFAT ETTİ

Çok zor, çok çok zor bir bekleyişti bu. Haberlerin ardı arkası kesilmedi, kimi ulaşıldı dedi, kimi yaşıyor, kimi haber alınamıyor…

Kandil kamplarını bbg evi gibi gözetleyecek teknolojiye(!) sahip ülkemiz, ülke sınırları içerisinde yer alan ve bu kadar sinyal kaynağı olan bir enkaza 3 günde ulaşamadı.

Sanki sesler kesildi o an, görüntü sabitlendi televizyon ekranına : Muhsin Yazıcıoğlu’nu kaybettik!

Yaşlar boşaldı gözlerden, babam, ablam, annem, dedem… Herkes ağlıyordu. Nasıl bir insandı Muhsin Yazıcıoğlu, hayatı durdurabilmişti…

Muhsin Yazıcıoğlu partisinin ötesindeydi, hatta vefatıyla anlaşıldı ki fikirlerinin de, davasının da ötesinde bir insandı. Bu nedenle ki, Hakan Albayrak’ın CHP’li yan komşusu da gözyaşlarını tutamadı acı haberi aldığında.

Bir güldü Muhsin Yazıcıoğlu, üstâdın deyimiyle kim var denildiğinde sağına soluna bakmadan ben varım diyendi. Başkası da yoktu, kabul edelim ki yokmuş.

Bir koşuşturma başladı vefatıyla birlikte. Önce koltuk kapmaca oldu oyunun adı. Hayattayken inançlarına, ümitlerine, özlemlerine realist değil diyenler, emanetine sahip çıkma sloganıyla görülmemiş bir hırsa bürünüp, şaşırttılar bizi. Oysa hangisi onun tasavvuruna erişir, her yanı sarmış olan reel politik hesaplara karşı hangisi Kürşad olabilirdi inancına attığı kırk düğümle ?

Muhsin Yazıcıoğlu böyle bir insandı. O yüzden özgül ağırlığı vardı sinelerde. Yiğitti, mertti, dosdoğruydu. Hakkın, haklının hep yanında oldu, yol arkadaşlarını hiçbir zaman satmadı.

O’nunla hayallerimiz son buldu. O, hayallerimizin son burcuydu. Hayatını ülkücü harekete adamış çınarlar iplik iplik gözyaşı döktüler ardından. O, bambaşka bir yere sahipti gönlümüzde. Gözümüz kulağımız verdiği beyanatlarda, konuşmalarındaydı. Ve öyle sıcak tutar insanın elini, öyle derin bakardı ki gözlerimizin içine, insan-ı kâmil sıfatının pratikteki ayinesiydi sanki.

Ardında kalanlar, tutunamadılar. Hırsa kapıldılar, ucuz hesaplara girdiler. Partisini de O’nunla birlikte defnettik, temiz kalsın diye. Ümitlerimizi tehir ettik irtihalimize.

Yamtar’ı, Gökbörü’yü, Sungur’u onunla yaşadık. O başımızdayken biz engin coğrafyamızda at koşturduk, cirit attık, kımız içtik. Başka bir şeye ihtiyaç duymadık. Türklüğün son yolbaşçısıydı O.

Ötelerde kavuşmayı bekleyeceğiz ve dolunayın altında, ateşimiz yanacak yanımızda pusatlarımız… Rüzgar esecek hafifçe, Kara Ozan kopuz çalacak, biz söyleyeceğiz tek bir ağızdan… Bozkurt bizim ünümüz, şan doludur dünümüz…

Bir sene oldu aramızdan ayrılalı. Güzel yaşadı, güzel öldü Muhsin Başkan. Onu tanıyanlar çok sevdi. O, her hayatına girdiği insan için en yakın oldu. Benim gibi düşünenler ömürleri boyunca, bu hayatta Muhsin Yazıcıoğlu’nu tanımış, onun izinden yol gitmiş, onun için sevmiş olmaktan ötürü şeref duyacaktır. Muhsin Yazıcıoğlu, bir efsane olarak tek önderimiz kalacaktır.

Ömrümün en güzel çağı, içimdeki bin heves,

Her güzelin ardından tükendi nefes nefes.

Artık sevda yolunda ne dilimde bir dua,

Ne mızrabımda o şevk,

Ne sazımda eski ses,

Her güzelin ardından tükendi nefes nefes…

Muhsin Başkan’ın, Alparslan Türkeş’in, Galip Erdem’in, Ömer Lütfi Mete’nin, Abdullah Çatlı’nın, Ali Bülent Orkan’ın, Dursun Önkuzu’nun, Halil Esendağ’ın, Selçuk Duracık’ın, Mustafa Pehlivanoğlu’nun, Cengiz Baktemur’un, Fikri Arıkan’ın, Cevdet Karakaş’ın, Ahmet Kerse’nin ve nicelerinin ruhu şad olsun.

Benzer Başlıklar:

KategoriFikir Etiketler,
  1. Şimdilik yorum yok
  1. Şimdilik geri bağlantı yok