Muhsin Yazıcıoğlu Fazla Anıldı !
Mostar Dergisi’nin Haziran sayısının Okur Görüşü isimli bölümünde, Nadir B. adındaki ‘islâmcı’ bir kimse şöyle bir yorumda bulunmuş :
“ İslâmcıların devletle olan ilişkilerini bir türlü anlamış değilim. Mostar gibi bir dergi neden Muhsin Yazıcıoğlu’nu ‘fazlasıyla’ anma gereği duydu ? Hem ‘Gündemden’ bölümünde yer verilmiş, hem de Naci Bostancı’ya ait müstakil bir yazı var. Bu ilgi fazla değil mi ? “
Nadir B. kimdir bilemiyorum. Ancak bu yaptığı yorum son derece gereksiz olarak nitelenebilir sanırım. İsminin aksine güzel ülkemizde sayıları oldukça fazla olan ‘ham softa’ topluluğunun bir parçası olmaktan şeref duyduğuna şüphem yok Nadir Bey’in. Takva ölçüsü olarak kendilerine belli bir yaştan sonra kız evlatlarını dâhi öpmemeyi belirlemiş insansı varlıkların arasında bulunduğu aşikâr.
Bir namahrem sureti görse anında vurulacakmışçasına cemiyetten kendilerini soyutlamış ve bu ‘edep’ mertebesinde bulunduklarından emin olmakla birlikte usulen tevazu göstermeyi de ihmal etmeyip hâşyetin doruklarında gezen kimselerden biri olmalı ayrıca. Allah’ın kullarına, Allah adına ‘cı-cu’ ekleriyle Cennet ve Cehennem’in güzide odalarını rezerve eden ‘vazifeli’ mücahidler ordusunun ‘en günahkâr’ bir neferi olmalı.
İşte bu riyakârlık denizinde haşemayla yüzeduran insanların Muhsin Yazıcıoğlu’na neden bu kadar çok önem verildiğini anlayamaması ve bu ilginin onları içten içe öfkelendirmesi bir noktada içimi rahatlatıyor. Her şey zıddı ile bilineceğinden, halis müminlerin ayineleri oluyorlar istemeden.
Allah’ın, kitabında yüzlerce kez ‘ Ne kadar az düşünüyorsunuz! ‘ hitabından nasiplerini; beyinlerini çiviledikleri insan icadı ‘haram savar algılar’ yüzünden alamamaları sonucunda düştükleri vahim durum bu işte.
Ezber bozmayı dinden çıkmak olarak kabul etmeleri nedeniyle kalıplarından vazgeçmeyen; bütün Müslümanları dünyada ‘yobaz, dar düşünen’ ön kabullerine maruz bırakan kimseler Nadir Bey gibi insanlardan farklı düşünmüyorlar.
Bu gibi insanlarla fikir konuşamaz, istişare edemezsiniz. Onlar tartışmaya ‘belki bir şey öğrenirim’ ümidiyle değil; sizi Allah rızası için ‘hidayete’ kavuşturma niyetiyle gelirler ancak. İkna edemediklerinde yapacakları bir şey yoktur. Allah mülkün sahibidir ve sizin kalbinizi mühürlemiştir.
Ne demeli; basiret ve feraset alnı secdeli velakin dilinde gıybetten tüy bitmiş, tanımadığı bir mümin kardeşi hakkında yapılan ‘fazla’ haberlerden rahatsız olan nadir insanlara has bir olgu ne de olsa..
Nadir Bey’in gıyabında bu kadar tahmin yetsin. Kendi düşünce paralelinde olmayan insanları ötekileştirme ayıbı yetmiyormuş gibi bir de Allah’ın halka arz ettiği dinini, sanki babasının malıymışçasına hizipleştiriyor, çerçeveletip duvarına asıyor! Fotoğrafa girenler şanslı, onlar ‘islâmcı’ çünkü. Onlar dini tam yaşayan müminler. Dışarıda kalanlar için ‘yaşasın Cehennem..’
-
Mostar Dergisi’ne ve Naci Bey’e teşekkür ederim. Bana göre Semerkand Şirketler Grubu’nun çok daha gür bir ses ile bu vefayı göstermesi gerekirken, takipçileri arasında bulunan Nadir Bey gibi insanları kaybetme pahasına bu minik saygı duruşunu gerçekleştirmiş olması da önemli bir şeydir. Muhsin Yazıcıoğlu hiçbir şey yapmadıysa bile Muhammed Raşid Erol’u defnedenlerden biriydi değil mi ?
20 Haziran 2009